Çağatay Ulusoy TV dizileri, son on yılın en çok konuşulan yapımları arasında yer alırken, oyuncunun kariyerindeki değişimi de net biçimde ortaya koyuyor. Gençlik dizileriyle başlayan bu yolculuk, zamanla aksiyon, dram ve psikolojik derinliği olan projelere doğru evrildi. Her yeni projede farklı bir karakterle izleyici karşısına çıkan Ulusoy, televizyon dünyasında kendine sağlam bir yer edindi.
Televizyon ekranlarında geniş kitlelere ulaşan Çağatay Ulusoy, oynadığı dizilerle yalnızca popülerlik kazanmakla kalmadı; aynı zamanda oyunculuk skalasını da genişletti. Çağatay Ulusoy TV dizileri incelendiğinde, karakter seçimlerinin ve projelerin dönemsel olarak nasıl değiştiği açıkça görülüyor.
Çağatay Ulusoy TV Dizileri Kronolojik Sıralama
Adını Feriha Koydum (2011–2012)
Çağatay Ulusoy’un televizyon kariyerindeki en büyük dönüm noktası, hiç kuşkusuz Adını Feriha Koydum oldu. Emir Sarrafoğlu karakteriyle izleyici karşısına çıkan Ulusoy, kısa sürede gençlik dizilerinin en popüler yüzlerinden biri hâline geldi. Zengin bir ailenin asi ve duygusal oğlu olarak çizilen Emir, dizinin merkezindeki romantik ve sınıfsal çatışmanın en güçlü taşıyıcılarından biri oldu.
Dizi, yayınlandığı dönemde yüksek reytingler elde ederken, Çağatay Ulusoy’un oyunculuk kariyerini de hızla yukarı taşıdı. Özellikle genç izleyici kitlesi üzerinde büyük etki yaratan karakter, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Adını Feriha Koydum, Ulusoy’un yalnızca yakışıklılığıyla değil, ekran karizmasıyla da öne çıkmasını sağlayan ilk büyük adım olarak hafızalara kazındı.
Adını Feriha Koydum: Emir’in Yolu (2012)
Ana dizinin ardından devam projesi olarak hayata geçirilen Emir’in Yolu, hikâye açısından köklü bir değişime gitti. Feriha karakterinin diziden ayrılmasıyla birlikte anlatı tamamen Emir Sarrafoğlu’nun etrafında şekillendi. Çağatay Ulusoy, bu yapımda da aynı karakteri canlandırarak hikâyenin merkezinde kalmaya devam etti.
Ancak dizideki format değişikliği ve hikâye kopuklukları, izleyiciyle güçlü bir bağ kurulmasını zorlaştırdı. Kısa sürede gelen eleştiriler sonrası yapım erken final yaptı. Buna rağmen Emir’in Yolu, Çağatay Ulusoy’un tek başına bir projeyi taşıyabilecek yıldız gücüne sahip olup olmadığının ilk ciddi testlerinden biri olarak dikkat çekti.
Medcezir (2013–2015)
Medcezir, Çağatay Ulusoy’un kariyerinde yalnızca bir popülerlik başarısı değil, aynı zamanda oyunculuk açısından da büyük bir sıçrama anlamına geldi. Amerikan yapımı The O.C.’nin yerli uyarlaması olan dizide Yaman Koper karakterini canlandıran Ulusoy, sokaklardan gelen bir gencin dönüşüm hikâyesini etkileyici bir şekilde yansıttı.
Yaman karakteri, geçmiş travmaları, öfke kontrolü ve aidiyet arayışıyla Ulusoy’un dramatik gücünü ortaya koymasına imkân tanıdı. Dizi, iki sezon boyunca yüksek reytinglerle yayınlandı ve zamanla “kült dizi” olarak anılmaya başlandı. Medcezir, Çağatay Ulusoy TV dizileri arasında hem eleştirel hem de izleyici nezdinde en güçlü projelerden biri olarak öne çıktı.
İçerde (2016–2017)
Aksiyon ve dramın iç içe geçtiği İçerde, Çağatay Ulusoy’un imajını belirgin biçimde dönüştüren yapımlar arasında yer aldı. Sarp Yılmaz karakteriyle karanlık bir dünyaya adım atan Ulusoy, bu projede daha sert, daha fiziksel ve daha yoğun bir oyunculuk sergiledi. Kardeşlik teması üzerine kurulu hikâye, dizinin duygusal gücünü artırdı.
Aras Bulut İynemli ile paylaşılan başrol, dizinin en çok konuşulan yönlerinden biri oldu. İçerde, yayınlandığı dönemde reyting rekorları kırarken, Çağatay Ulusoy’un gençlik dizilerinden sıyrılıp yetişkin, aksiyon odaklı projelere geçişini de simgeledi. Bu yapım, Ulusoy’un kariyerinde “olgunluk öncesi” önemli bir eşik olarak kabul ediliyor.
Menajerimi Ara (2020)
Menajerimi Ara, Çağatay Ulusoy’un kariyerinde farklı bir yerde konumlanıyor. Dizide kendisini canlandırarak konuk oyuncu olarak yer alan Ulusoy, sektöre içeriden ve ironik bir bakış sundu. Bu kısa ama dikkat çekici performans, izleyiciye oyunculuk dünyasının perde arkasını gösteren yapının önemli anlarından biri oldu.
Her ne kadar ana hikâyenin parçası olmasa da, bu konuk oyunculuk Çağatay Ulusoy’un televizyon kariyerindeki bilinirliğini ve marka değerini yansıtan bir detay olarak öne çıktı. Aynı zamanda oyuncunun kendisiyle dalga geçebilen, sektörel farkındalığı yüksek bir profil çizdiğini de gösterdi.
Gaddar (2024)
Gaddar, Çağatay Ulusoy’un televizyon ekranlarına sert bir dönüş yaptığı projelerden biri oldu. Dağhan Yalçın karakteri, geçmişiyle hesaplaşan, içsel çatışmaları yoğun ve karanlık bir figür olarak kurgulandı. Bu rol, Ulusoy’un önceki romantik ve idealist karakterlerinden belirgin biçimde ayrıldı.
Dizi, daha sert anlatımı ve karanlık atmosferiyle Ulusoy’un kariyerinde yeni bir ton yakaladığını gösterdi. Gaddar, Çağatay Ulusoy TV dizileri içinde karakter derinliği ve psikolojik ağırlığıyla dikkat çeken yapımlar arasında yer aldı ve oyuncunun dramatik kapasitesini yeniden öne çıkardı.
Eşref Rüya (2025–günümüz)
Eşref Rüya, Çağatay Ulusoy’un kariyerinin olgunluk dönemini temsil eden yapımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Eşref Tek karakteri, geçmiş, güç, vicdan ve içsel yüzleşmeler üzerinden ilerleyen bir anlatının merkezinde yer alıyor. Ulusoy, bu projede daha sakin ama derinlikli bir performans sergiliyor.
Dizi, oyuncunun yıllar içinde kazandığı tecrübeyi ekrana yansıttığı yapımlardan biri olarak öne çıkıyor. Eşref Rüya, Çağatay Ulusoy TV dizileri arasında yalnızca bir başrol projesi değil, aynı zamanda kariyer birikiminin doğal bir sonucu olarak görülüyor ve oyuncunun televizyondaki yerini sağlamlaştırıyor.







