Bazı oyunlar vardır, eğlencelidir ama bittiğinde aklında pek bir şey kalmaz. Bazıları ise seni gerçekten zorlar, hatta yer yer sinirlendirir ama aradan yıllar geçse bile unutulmaz. Dark Souls III tam olarak ikinci grupta yer alıyor. “Dünyanın en zor oyunu” ifadesi çoğu zaman abartılı kullanılır ama Dark Souls III söz konusu olduğunda bu tanım hiç de boş değil. Çünkü bu oyun, yalnızca reflekslerini değil, karakterini de test eden bir yapıya sahip.
Dark Souls III İlk Anda Neden Bu Kadar Zor Hissettiriyor?
Oyuna ilk girdiğin anda bir şeylerin farklı olduğunu hissedersin. Ne yapman gerektiğini uzun uzun anlatan bir rehber yoktur. Seni koruyan görünmez eller, hatalarını telafi eden sistemler ya da “biraz daha kolaylaştıralım” diyen ayarlar bulunmaz. Dark Souls III seni doğrudan karanlık ve acımasız dünyasının ortasına bırakır.
İlk düşman bile hafife alınacak gibi değildir. Daha oyunun başında “burada her şey ciddiye alınmalı” mesajını net bir şekilde verir. Bu durum, alışık olmayan oyuncular için şok etkisi yaratır ve oyunun neden dünyanın en zor oyunları arasında anıldığını hemen hissettirir.
Ölmek Oyunun Doğasında Var
Dark Souls III’te ölüm bir hata değil, bir öğretmendir. Oyunda ilerledikçe şunu fark edersin: burada ölmemek gibi bir hedef yok. Önemli olan, neden öldüğünü anlamak. Her ölüm, bir önceki hatanın sonucudur ve oyun bunu sana acımasızca ama dürüstçe gösterir.
Bir düşmana fazla yaklaşmışsındır, saldırıyı erken yapmışsındır ya da açgözlü davranıp son darbeyi vurmak istemişsindir. Oyun seni cezalandırır ama haksızlık yapmaz. Bu yüzden Dark Souls III’te ilerleme, kas hafızası ve sabırla doğrudan bağlantılıdır.
Oyunun Zorluğu Sadece Düşmanlardan Gelmiyor
Dark Souls III’ü zor yapan şey sadece güçlü düşmanlar ya da boss savaşları değildir. Oyunun dünyası başlı başına bir tehdittir. Dar koridorlar, sürpriz saldırılar, tuzaklar ve geri dönüşü olmayan alanlar sürekli tetikte olmanı ister.
Bir anlık dikkatsizlik, saatlerce topladığın kaynakları kaybetmene neden olabilir. Bu da oyuncuda sürekli bir gerilim yaratır. Ancak tam da bu yüzden her güvenli alana ulaştığında hissettiğin rahatlama gerçek bir başarı hissine dönüşür.
Boss Savaşları: Sabır Testi
Dark Souls III’ün boss savaşları, oyunun ruhunu en net yansıtan anlar arasında yer alır. Bu savaşlar genellikle ilk denemede kazanılmaz. Hatta çoğu zaman ikinci ya da üçüncü denemede de kazanılmaz. Oyuncu, boss’un hareketlerini izler, saldırı aralıklarını ezberler ve ne zaman saldırıp ne zaman geri çekileceğini öğrenir.
Burada refleks kadar soğukkanlılık da önemlidir. Panik yapan oyuncu kaybeder. Sakin kalan ve öğrenmeye devam eden oyuncu ise sonunda kazanır. İşte Dark Souls III’ü bu kadar özel yapan şey de budur: kazandığın her zafer gerçekten hak edilmiş hissi verir.
Oyuncuyla Konuşmayan Ama Çok Şey Anlatan Bir Oyun
Dark Souls III sana uzun diyaloglarla hikâye anlatmaz. Ne olup bittiğini anlamak için çevreyi gözlemlemen, eşyaların açıklamalarını okuman ve detaylara dikkat etmen gerekir. Bu da oyunun zorluğunu sadece oynanışta değil, anlatımda da hissettirir.
Birçok oyuncu için bu durum oyunu daha da derin kılar. Çünkü her şey hazır sunulmaz; keşfetmen gerekir. Bu keşif süreci de oyunun “zor ama ödüllendirici” yapısının bir parçasıdır.
Herkes İçin Uygun mu?
Açık konuşmak gerekirse Dark Souls III herkes için yapılmış bir oyun değil. Sabırsızsan, hızlı ilerlemek istiyorsan ya da oyunun seni yönlendirmesini bekliyorsan bu deneyim seni yorabilir. Ancak zorlanmayı seven, öğrenerek ilerlemekten keyif alan ve “kolay kazanılan başarı bana göre değil” diyen oyuncular için Dark Souls III eşsiz bir deneyim sunar.
Bir noktadan sonra oyunla aranda garip bir bağ oluşur. Sinirlenirsin, oyunu kapatırsın ama kısa süre sonra geri dönersin. Çünkü o yarım kalan hesap, seni tekrar çağırır.
Dünyanın En Zor Oyunu mu?
Bu soru her zaman tartışmaya açıktır. Ancak Dark Souls III, bu tartışmanın merkezinde olmayı fazlasıyla hak eder. Zorluğu bir engel değil, bir kimlik olarak benimsemiş nadir oyunlardan biridir. Kolaylaştırmak yerine öğretmeyi seçer ve bunu da taviz vermeden yapar.
Dark Souls III, sadece zor bir oyun değildir. Aynı zamanda oyuncuya sabrı, dikkati ve vazgeçmemeyi öğreten bir deneyimdir. Eğer bir oyunun seni gerçekten sınamasını, her ilerlemede “bunu ben başardım” demeni istiyorsan, dünyanın en zor oyunu olarak anılan Dark Souls III bu unvanı sonuna kadar hak ediyor.



